Cts
26
Nis
16:47

Birbirinden güzel ve çok sayıda adanın yer aldığı Fethiye körfezindeki Göcek bölümünde yatlar ve mavi yolculuk yapma imkanı vardır.

Göcek; Dalaman Fethiye yolu üzerinde bulunuyor. 2006 yılına kadar Dalaman dan sonra Göcek’e varmak için Göcek Geçidi olarak bilinen dar ve virajlı bir karayolunu geçmek gerekiyordu. 2006 Haziran ayında açılan 980 metre uzunluğunda ki Göcek tüneli ile ulaşım artık kolaylaştı. Ayrıca bu tünel ülkemizde yap-işlet-devret modeli ile yapılan ilk tünel olup ücretlidir.

Göcek ‘in yerleşik nüfusu yaklaşık 4,500 dür. Yaz aylarında bu sayı 7,000 inin üzerine çıkmaktadır.. Mavi Yolculuk için bölge yoğun yat trafiğine sahiptir. Özellikle uluslararası sulardan gelen uzun yol tekneleri için kapalı körfezi ile sakin ve güvenli bir limandır. Temiz Akdeniz suları , yeşil çam ormanları ve plajları ile saklı bir cennet kabul edilen Göcek koyları ve 12 adalar, Göcek’i deniz yolcuları için vazgeçilmez bir rota haline getiriyor. Tatil amacı ile karayolu ile gelen yerli ve yabancı turistlere hizmet verecek kapasitede kaliteli konaklama yerleri, günübirlik tekne turu hizmeti veren eğlenceli sahili ve birçok plajı ile tatilciler için değişik bir alternatiftir.

Göcek’de iskeleden her gün çevre koy ve adalara günübirlik tekne turları vardır, ister bu turlara katılabilir isterseniz de tekne kiralayabilirsiniz.

Göcek Rehberi

Ulaşım:

Dalaman havaalanına 18 km mesafede bulunan Göcek’e ulaşım oldukça kolaydır. Muğla Fethiye karayolu üzerindeki Göcek’e giden yol geniş ve asfalt.

Göcek’in Fethiyeye uzaklığı 37 km. Göcek’in içi araç trafiğine kapalı durumda. Karayolu ile gidecnler araçlarını otoparka bırakabiliyorlar.

Konaklama:

Göcek’de küçük fakat güzel oteller yer alıyor. Ayrıca çok sayıda balık restaurantları da mevcut bölgede.

Alışveriş:

Hediyelik eşya alabileceğiniz yerler mevcut. Özellikle yatçılara yönelik ancak fiyatlar biraz yüksek.

gocek1.jpg gocek2.jpg gocek-4.jpggocek-3.jpg

Cts
12
Nis
18:51

Troya (Truva) savaşının geçtiği antik kenttir. Antik İda Dağı’nın/Kaz Dağı eteklerinde, Çanakkale ilinde yer alır. Kentin M.Ö. 3000 yıllarında eski Tunç çağı başlarında kurulduğu belirlenmiştir.

Yapılan kazılar neticesinde  9 medeniyet katı ortaya çıkarılmıştır.

  • Troya I 3000-2600
  • Troya II 2600-2250
  • Troya III 2250-2100
  • Troya IV 2100-1950
  • Troya V
  • Troya VI: MÖ 17. yüzyıl – İ.Ö. 15. yüzyıl
  • Troya VIh: Geç Bronz Çağı İ.Ö. 14. yüzyıl
  • Troya VIIa: ca. İ.Ö. 1300MÖ 1190 Homerik Troya dönemi
  • Troya VIIb1: İ.Ö. 12. yüzyıl

Truva Atının Hikayesi

Troya’yı Akhalılar yıllarca kuşatırlar ancak kenti düşüremezler. Bunun sonucu tanrılardan yardım dilerler. Tanrılarda onlara bir hile önerirler. Dev bir tahta at içine askerler yerleştirilecek ve savaştan vazgeçilmiş gibi tahta at Troyalılara armağan edilecektir. Aynen tahta atı hediye olarak bırakıp başına bir nöbetçi asker bırakıp gemilerine binerek denize açılırlar. Troyalılar tahta atı içeri alırlar ve kentlerini korumuş olmanın mutluluğuyla eğlenceler düzenler ve şarap içerler. Hepsi sızar. Tahta ata saklanan Akha askerleri ise çıkıp şehrin kapılarını açarlar. Gece karanlığında gemilerdeki askerlerde geri dönerler ve kolayca şehre girerler.

troya.png  troy2.jpg

Hierapolis, Kutsal Şehir anlamına geliyor. (Yunancada: Ιεράπολις), Antik Kent Denizli Pamukkale yakınlarındadı. Milattan Önce 190 yılında II. Eumenes tarafından kuruldu. Milattan Önce 2. yüzyılda Roma egemenliğine giren şehir en iyi dönemini bu zamanlarda yaşadı ve depremlerle yıkıldıktan sonra tamamen Roma mimarisiyle bezendi. İsa’nın havarilerinden Aziz Filipus‘un burada öldürülmesi şehre dini bir önem de kazandırmıştır. MS 395′te Bizans‘ın daha sonra 1210′da Anadolu Selçukluları’nın sınırları dahilinde kalmıştır.

Tedavi amacıyla da kullanılan Pamukkale yeraltı suları (travertenler) sayesinde tarih boyunca turist çekmiştir.

Hamam, yolcuların yıkanarak şehre girmeleri için şehrin dışına inşa edilmiştir.

Tiyatro kapasitesinin 9.500 kişi olmasından dolayı şehir nüfusunun 95.000-100.000 arasında olduğu tahmin edilmektedir.

Tiyatrosunun tasarımından burada gladyatör dövüşleri yapıldığı anlaşılır. Sahne altındaki çukurluk bölümle oturma sıraları arasında seyircileri vahşi hayvanlardan korunmak için yaklaşık 1 metrelik yükseklik farkı vardır. Gladyatör dövüşlerinin olmadığı tiyatrolarda bu fark bulunmamakta, sıralar sahne düzeyinden başlamaktadır.

Antik Kentin Bugunkü hali Romalılarca kurulan son kenttir. Kent 300×3000 m. boyutlarındaki bir teras üzerine kurulmuştur.

hierapolis.jpg hierapolis2.jpg

Per
10
Nis
15:55

Antalya’nın Kaş ilçesine bağlı Kalkan beldesi yakınlarında bulunan antik kenttir “Patara

Hitit dilinde Patar, Likya dilinde Pttara olarak anılan kentin Milattan Önce 8. yüzyılda var olduğu yapılan kazılar sonucu ele geçen verilerle kesinleşti. Patara’nın, İskender’in kuşattığı kentler arasında yer aldığı bilinir. Patara, Roma döneminde de çok önemli bir kent olmuştur. Likya-Pamphilya eyaletlerinin başkentliğini yapmıştır. Patara limanı, tahıl deposu ve sevki açısından önem taşımıştır, bundan dolayı doğu Akdenizde bulunan 3 tahıl deposundan biri “Granarium” Patara’da bulunmaktadır. Bizans döneminde de gelişmesini sürdüren kent, hristiyanlarca da önemli sayılmıştır.. Hatta Noel Baba (Saint Nicholas)’ın da Pataralı olduğu söylenir.

400 metre genişliğinde ve 1600 metre derinliğindeki Patara limanının kumla dolmaya başlaması ve teknelerin yanaşmakta güçlük çekmeleri, Patara’nın giderek önemini yitirmesine neden oluyor. Rüzgarın savurduğu kumlar zamanla limanı doldurur ve kenti büyük ölçüde örtüyor. Bugün kentte görülebilecek kalıntıların bir bölümünün kumlar altında olduğu dikkati çekecektir. Ancak son yıllarda yapılan arkeolojik kazılarla kent, üzerini örten kumlardan arınmaya başladı.

Patara Plajı

patara’nın plajı ince kumuyla 18 km. uzunluğundadır. Genişliği ise yer yer 200-300metreyi bulmaktadır. Patara Plajı, Türkiye’nin en uzun ve geniş plajıdır. Kumsalda Caretta Caretta kaplumbağaları da yumurtluyorlar.

Patara’ya Nasıl Gidilir?

Fethiye - Kalkan yolu üzerinde, Kalkan’a 10 km. yaklaşınca Patara- Gelemiş köy yolu ayrımı var. Bu ayrımdan Antik kente ulaşmak için 6 km, Patara Plajı’ na gitmek için de 7 km. gitmek gerekiyor.

Ayrıca Patara’ya Fethiye, Kalkan ve Kaş’dan dolmuş ve otobüsler de var.

Yiyecek?

Gelemiş Köyünde bulunan restaurant ve barlardan ve kumsal girişindeki restaurantlardan faydalanabilirsiniz..

patara-beach.jpg patara-anfi.jpg patara3.jpg patara.jpg

Sal
8
Nis
16:11

Efes’in kuruluşu Cilalı Taş Devri M.Ö. 6000 yıllarına dayanıyor, İzmir’in Selçuk ilçesinin 3 km uzağındadır Efes (Ephesos)

Efes, tarihi boyunca birçok kez yer değiştirdiğinden kalıntıları yaklaşık 8 kilometrelik geniş bir alana yayılır. Ayasuluk Tepesi, Artemision, Efes ve Selçuk olarak dört ana bölgedeki harabeler yılda ortalama 1,5 milyon turist tarafından ziyaret edilmektedir. Tümüyle mermerden yapılmış ilk kent olan Efes’teki başlıca yapılar ve eserler aşağıda açıklanmıştır:

Artemis Tapınağı: Dünyanın yedi harikasından biridir. Antik dünyanın mermerden inşa edilmiş ilk tapınağıdır. Büyüklüğü 130 x 68 metre ve ön cephesi diğer Artemis (Ana Tanrıça) tapınakları gibi batıya dönüktür.

Magnesia Kapısı (Üst Kapı) ve Doğu Gymnasiumu: Efes’in iki girişi vardır. Bunlardan biri kentin çevresindeki sur duvarlarının doğu kapısı olan, Meryemana Evi Yolu üzerindeki Magnesia Kapısı’dır. Doğu Gymnasiumu, Panayır Dağı eteğindeki Magnesia Kapısı’nın hemen yanındadır. Gymnasion, Roma Çağı’nın okuludur.

Odeion: Efes’in iki meclisli bir yönetimi vardı. Bunlardan biri olan Danışma Meclisi toplantıları zamanında üzeri kapalı olan bu yapıda yapılmış ve konserler verilmiştir. 1.400 kişilik kapasiteye sahiptir. Bu nedenle yapı “Bouleterion” olarak da adlandırılır.

Yukarı Agora ve Bazilika: İmparator Augustus tarafından inşa ettirilmiş, resmi toplantıların ve borsa işlemlerinin yapıldığı yerdir. Odeion’un önündedir.

Prytaneion : Prytan kentin belediye başkanı gibi görev yapardı. En büyük görevi kalın sütunları bulunan bu yapının içindeki kentin ölümsüzlüğünü simgeleyen kent ateşinin sönmemesini sağlamaktı. Prytan, Kent Tanrıçası Hestia adına bu görevi üstlenmişti. Salonun çevresinde tanrı ve imparator heykelleri sıralanmıştı. Efes müzesindeki Artemis heykelleri burada bulunmuş ve daha sonra müzeye getirilmiştir. Yanındaki yapılar kentin resmi misafirlerine ayrılmıştı.

Domitianus Meydanı: Meydanın güneyinde, teras üzerinde İmparator Domitianus adına Efesliler tarafından yaptırılmış büyük bir tapınak ve altında Efes yazıtlar galerisi vardır. Doğuda Pollio Çeşmesi ve olasılıkla hastane yapısı, kuzeyinde cadde üzerinde Memnius Anıtı yer alır.

Herakles Kapısı: Roma Çağı sonlarında yaptırılmış olan bu kapı Kuretler Caddesi’ni yaya yolu haline getirmiştir. Ön cephesindeki Kuvvet Tanrısı Herakles kabartmaları dolayısıyla bu ismi almıştır.

Traianus Çeşmesi: Cadde üzerindeki iki katlı anıtlardan biridir. Ortada duran İmparator Trainus’un heykelinin ayağı altında görülen küre dünyayı simgeler.

Yamaç Evler: Teraslar üzerine inşa edilmiş olan çok katlı evlerde kentin zenginleri oturuyordu. Peristilli ev tipinin en güzelleri olan bu evler modern evlerin konforunda idi. Duvarlar mermer kaplama ve fresklerle, taban ise mozaiklerle kaplıdır. Evlerin hepsinde kalorifer sistemi ve hamam bulunmaktadır.

Hamam ve Umumi Tuvalet: Romalıların en önemli sosyal yapılarındandır. Soğuk, ılık ve sıcak kısımlar vardır. Bizans döneminde tamir görmüştür. Ortasında havuz olan umumi tuvalet yapısı, aynı zamanda toplanma yeri olarak da kullanılmıştır.

Hadrianus Tapınağı: İmparator Hadrianus adına, anıt tapınak olarak inşa ettirilmiştir. Korinth düzenlidir ve frizlerinde Efes’in kuruluş efsanesi işlenmiştir.

Oktagon: Kleopatra’nın kız kardeşine ait anıtsal bir mezardır.

Heroon: Efes’in efsanevi kurucusu Androklos adına yaptırılmış bir çeşme yapısıdır. Ön kısmı Bizans döneminde değiştirilmiştir.

Celcus Kütüphanesi: Roma dönemi yapılarının en güzellerinden birisi olan yapı hem kütüphane, hem de mezar anıtı görevini üstlenmiştir. M.S.106 yılında Efes valisi olan Celsus ölünce, oğlu kütüphaneyi babasının adına mezar anıtı olarak yaptırmıştır. Celsus’un lahdi kütüphanenin batı duvarı altındadır. Cephesi 1970-1980 yılları arasında restore edilmiştir. Kütüphanede kitap ruloları, duvarlardaki nişlerde saklanıyordu.

Serapis Tapınağı: Efes’in en ilginç yapılarından biri olan Serapis Tapınağı, Celsus Kütüphanesi’nin hemen arkasındadır.

Anıtsal Çeşme: Odeion’un önündeki meydan kentin “Devlet Agorası” (Yukarı Agora)’dır. Tam ortasında Mısır tanrıları tapınağı (İsis) bulunuyordu. M.Ö. 80 yıllarında Laecanus Bassus tarafından yaptırılan Anıtsal Çeşme, Devlet Agorası’nın güneybatı köşesinde yer alır. Buradan Domitian Meydanı’na ve bu meydan etrafında kümelenmiş bulunan Pollio Çeşmesi, Domitian Tapınağı, Memmius Anıtı ve Herakles Kapısı gibi yapılara ulaşılır.

 

Mazeus Mithridates (Agora Güney) Kapısı: Kütüphaneden önce, İmparator Augustus zamanında inşa edilmiştir. Kapıdan Ticaret Agorası’na (Aşağı Agora) geçilir.

Mermer Cadde: Kütüphane meydanından tiyatroya kadar uzanan caddedir.

Agora: 110 x 110 metre boyutlarında ortası açık, çevresi portikler ve dükkanlarla çevrili bir alandır. Agora, kentin ticari ve kültürel merkeziydi. Agora Mermer Cadde’nin başlangıç noktasıdır.

Büyük Tiyatro: Mermer Cadde’nin sonunda bulunan yapı, 24.000 kişilik kapasiteyle antik dünyanın en büyük tiyatrosudur. Çok süslü ve üç katlı sahne binası tamamen yıkılmıştır. Oturma basamakları üç bölümlüdür. Tiyatro, St. Paul’ün vaazlarına mekan olmuştur.

Tiyatro Gymnasiumu: Hem okul, hem de hamam işlevine sahip büyük yapının avlu kısmı açıktadır. Burada tiyatroya ait mermer parçalar restorasyon amacıyla sıralanmıştır.

Liman Caddesi: Büyük Tiyatro’dan, bugün tamamen dolmuş olan Antik Liman’a uzanan, iki yanı sütunlu ve mermer döşeli Liman Caddesi (Arcadiane Caddesi), Efes’in en uzun caddesidir. 600 metre uzunluktaki cadde üzerine kentin Hıristiyanlık döneminde anıtlar yapılmıştır. Her birinde havarilerden birinin heykeli olan dört sütunlu Dört Havari Anıtı, caddenin hemen hemen ortasındadır.

Liman Gymnasiumu ve Liman Hamamı: Liman Caddesi’nin sonundaki büyük yapılar grubudur. Bir bölümü kazılmıştır.

Saray Yapısı, Stadyum Caddesi, Stadyum ve Gymnasium: Bizans sarayı ve caddenin bir bölümü restore edilmiştir. At nalı biçimindeki Stadyum, antik devirde sportif oyunların ve yarışmaların yapıldığı yerdir. Geç Roma döneminde gladyatör oyunları da yapılmıştır. Stadyumun yanındaki Vedius Gymnasiumu ise hamam-okul kompleksidir. Vedius Gymnasiumu kentin kuzey ucunda, Bizans dönemi surlarının hemen yanında yer almaktadır.

Meryem Kilisesi: 431 Konsül Toplantısı’nın yapıldığı yer olan Meryem Kilisesi (Konsül Kilisesi), Meryem adına inşa edilmiş ilk kilisedir. Liman Hamamı’nın kuzeyinde yer almaktadır.

Meryemana Evi: İsa’nın annesi Meryemana, İsa öldükten sonra St. Jean ile birlikte Efes’e gelmiş ve hayatının son yıllarını burada yaşamıştır.Ancak Kitab-ı mukaddes tede anlatıldığı gibi Meryemin mezarı dönemin selefkos unda bugünün Silifkesinde olduğu rivayet edilmektedir.

Yedi Uyuyanlar: Bizans döneminde mezar kilisesi haline getirilmiş olan bu yer, Geç Roma imparatorlarından Decius zamanında putperestlerin zulmünden kaçan yedi Hıristiyan gencin Panayır Dağı eteklerinde sığındıkları rivayet edilen mağara olduğuna inanılır ancak tüm araştırmalarda gerçek mağaranın dönemin en büyük merkezi ve st. Paul doğum yeri olan Tarsus‘tadır.

St. Jean Kilisesi: Bizans İmparatoru Büyük Iustinianus tarafından yaptırılan ve o dönemin en büyük yapılarından bir olan 6 kubbeli kilisenin merkezi kısmında, altta, İsa’nın en sevdiği havarisi St. Jean’ın mezarının bulunduğu iddia edilmektedir ancak henüz herhangi bir bulguya rastlanamamıştır. Kilisenin kuzeyinde hazine binası ve vaftizhane vardır.

Kale: Kale içinde cam ve su sarnıçları vardır.

İsabey Camii: 1375 yılında Aydınoğulları’ndan İsa Bey tarafından Şam’lı Mimar Ali’ye inşa ettirilmiştir.

Efes - Selçuk Rehberi

Ulaşım: İzmir’ e uzaklık 55 km. İzmir Aydın karayolu üzerinde bulunuyor.

Turizm Danışma Bürosu: Attürk mah. Agora cad. No: 35 (892 69 45)

Müzeler: Efes Arkeoloji Müzesi

Açık olduğu günler : Pazartesi dışında her gün açık. 8:30 - 12:00 / 13: 30 - 17:00

ephesus-festival.jpg ephesus.jpg efes-theatre.JPG efes.jpg

Pts
7
Nis
22:28

Antalya’nın tarihi ilçesi Alanya’nın simgelerinden biridir Alanya kalesi. Denizden 250 metreye kadar yükselen yarımada üzerinde bulunur. Surlarının uzunluğu 6.5 kilometreyi bulur.

Kandeleri adıyla da bilinen Alanya yarımadasındaki yerleşim, Helenistik döneme kadar inmekle birlikte günümüze kalan tarihi dokusu 13. yüzyıl Selçuklu eseridir. Kale, 1221 yılında kenti alıp yeniden inşa ettiren Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad tarafından yaptırılmıştır. Kalenin 83 kulesi ve 140 burcu vardır. Ortaçağda surların içine yerleşmiş kentin su gereksinimi sağlamak üzere 400′e yakın sarnıç yapılmıştır.

Kaleye 2 yoldan çıkmak mümküdür. Birisi çarşıdan, diğeri Damlatsş mağarası yönünden. 2. yol biraz dik. Yürüyerek kaleye çıkmak yaklaşık 45 kadar sürebiliyor. Kaleye çıkmak için sabah ve akşam saatlerini tercih etmek gerekebilir.

alanya-kalesi-01.jpg alanya-kalesi-02.JPG alanya-kalesi-03.jpg

Pts
7
Nis
20:55

Kapadokya Nevşehir, Niğde ve Aksaray üçgeni arasında kalan bölgede yer alıyor. Bu adı Perslerden almıştr. (Katpatukya) “Güzel Atlar Ülkesi” anlamına geliyor. Bu Bölgede Perslerden önce Hitit ve Frigya yerleşimleri vardı. Sonra da bir ara bağımsız krallıkla yönetildi ve ardından Roma, Bizans, Selçuk ve Osmanlı uygarlıklarını gördü Kapadokya..Bölge aynı zamanda Peri Bacaları olarak da biliniyor.

Peki Peri Bacaları Nasıl oluştu?

60 milyon yıl önce, 3. jeolojik devirde Toroslar yükseldi, kuzeydeki Anadolu platosu sıkıştı ve yanardağlar faaliyete geçti.

60 milyon yıl önce; Erciyes, Hasandağı ve Güllüdağ’ın püskürttüğü lav ve küllerin oluşturduğu yumuşak tabakaların milyonlarca yıl boyunca yağmur ve rüzgar tarafından aşındırılmasıyla ortaya çıkıyor.

Platoda biriken küller yumuşak bir tüf tabakası oluşturdu. Tüf tabakasının üzeri yer yer sert bazalttan oluşan ince bir lav tabakasıyla örtüldü. Bazalt çatlayıp parçalara ayrıldı. Yağmurlar çatlaklardan sızıp yumuşak tüfü aşındırmaya başladı. Isınan ve soğuyan hava ile rüzgârlar da oluşuma katıldı. Böylece sert bazalt kayasından şapkaları bulunan koniler oluştu. Bu değişik ve ilginç biçimli kayalara halk “Peri bacası” adını verdi.

Kapadokya için Rehberlik Bilgiler

Turizm Danışma: Nevşehir, Atatürk Bulvarı, Hastane yanı.
Tel: (384) 213 11 37

Kapadokyaya Nasıl Gidilir?

Nevşehir, , Kayseri, Aksaray, Kırşehir illerinin bir bölümünü kapsayan Kapadokyaya kara yolu ile veya Kayseriye uçakla gidilebilir. Nevşehir; Kayseri’ye 106, Ankara’ya 276, İstanbul’a 729 km. uzaklıkta.

peri-bacalari-03.jpg peri-bacalari-02.jpg peri-bacalari-01.jpg peri-bacalari-04.jpg